9 Mayıs 2010 Pazar

BİR GÜN İÇİN ANA OLUNMAZ...

ANA OLAN HERKESİ; SADECE BU GÜN DEĞİL HERGÜN İÇİN KUTLUYORUM..!!


6 Mayıs 2010 Perşembe

HIDIRELLEZ DİLEKLERİM


Hıdırellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdırellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır. Hıdırellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

Aynen bende bayram gibi kutladım. Kalabalık bir grup biraraya gelemedik ama birbirimizden haberli olarak saat 12 den sonra dileklerimizi bir kağıda yazarak bahçelerimize çıktık. Bende çocuklarımla beraber bahçemizde bulunan gül ağaçlarının dibine ferman uzunluğunda dilek yazdığımız kağıtları dualar ederek gömdük.. İnanmak, hayallerin yarısını gerçekleştirmektir benim için. Bunu daha önce de yaptım. Belki inanmayacaksınız ama istediklerim oldu...

BEN İNANIYORUM!!

4 Mayıs 2010 Salı

RÜYAMIY DI, YOKSA GERÇEK Mİ !!

Güneş doğdu doğacak. Uyumak istiyorum...Ölü gibi....Sanki gözkapaklarımın arasında kibrit çöpü var..Kapatamıyorum. Eşim derin bir uykuda..Ona öylesine özeniyorumki..
Bir ses.. Tok bir ses. Erkek sesi.. 27 EYLÜL de ÖLECEKSİN!!
Ne duyuyorum Allahım..Yatağımdan doğrulmadan sadece gözlerimle sağıma solumu taradım radar gibi. O'nu gördüm.. Sarışın ve kumral arası kıvırcık saçları, sarıyeşil hareli değişik ışıklı,keskin bakışlı gözleri vardı.. Bana görünen AZRAİL miydi yoksa..
Kendime dokundum, görüyorum etrafı, gözlerim açık, ben uyumuyorum. Rüya değil bu. Kaç saniye sürdü bu hiç hatırlamıyorum. 27 Eylülde öleceğim diye tekrarladım. Sesime eşim uyandı.. Saçmalama yat! Rüya görmüşsün dedi bana...

Sokağa çıktığımda gözlerim bir gün bu şahsı görürmü diye tedirgin olurum..

Üzerinden 5 yıl geçti. 27 Eylül lerde evden dışarı adım atmam, seyahat etmem...

Kaderimi evde beklerim..

30 Nisan 2010 Cuma

SONRADAN ÇOK GÜLDÜM:)))


Birkaç gün önce ana caddede Bakanlıklardan Ayrancı tarafına doğru makul bir km.de seyrederken bir taksi hiç olmayacak bir yerde sollamak istedi. Buna izin vermedim. Yol hakkı benimdi.. Kendi de biliyor..Yetişti bana ..Bir baktım, soluma geçmiş, camını açtı banada işaret ediyor camı aç diye.. Bu arada kırmızı ışıktayız. Camı açtım.. Evet ,ne var dedim..

Bana ; " abla sen sakın bi daha , trafiğe çıkma, araba sürme, ben gelir seni hergün istediğin yere bedava götürürüm" dedi..:)))) yaa gülermisin, ağlarmısın.. Bende " sen ananın karnında mı öğrendin araba sürmeyi" dedim..Ona yol vermemişim diyeymiş..Yeşil yandı...yoluma gittim..Sonra çok güldüm kendi kendime söyledilerine...İyi de ne hata yapmıştım hala anlamadım.

HAYATIM KARALAMA DEFTERİ


BEN DE KURŞUN KALEM'İM

Yıllardır bu deftere neler çizmedim, neler karalamadım ki....Ne hatalar , ne günahlar..Acılar da var içinde, mutluluklar da.. Ya kayıplar.. Onlar eksik olmadılar hiç..

Yapılan hataların, günahların telafisi var belki. Sileriz karalama defterinden..(unutmayı istemektir bu) Sileriz de herşey eskisi gibi olur mu. İzi kalır. Hanginiz silmek istediği ve sildiğini sandığını unutabildi ki.. Temiz bir sayfaya çizik atılmış bir kere..

BEN BİR KURŞUN KALEMİM..

Bu defterde çooook çizgilerim var. Eğri büğrü, kargacık, burgacık...Bir o kadar da dümdüz, altın sırma sırma işlediğim, süslediğim kenar süsü gibi rengarenk çizgilerim..Bir çoğu pırıl pırıl aynen yerli yerinde...
Ya yok etmek istediklerim.. Öylece duruyorlar , bakıyorlar bana silik silik sırası geldiği sayfalarda..

Çalakalem defter bitmek üzere...

Korkularımla, cesaretimle, hoşgörümle ve hoşgörüsüzlüğümle, umutlarım ve umutsuzluklarımla, acı ve tatlı anlarımla, hatalarımla,günahlarımla, sevgimle ve vicdanımla, O karalama defterinde BEN varım..

TAKİİ.. KALEMİM TÜKENİNCEYE KADAR..!

25 Nisan 2010 Pazar

GÜNEŞİN BATIŞI VE NAR ÇİÇEĞİM

Bu fotoğrafları Kocaeli/Karamürsel/Ereğli Beldesi'de çektim. Her yıl en az beş kez giderim oraya. Emekli olduktan sonra "neden burada benimde bir parça toprağım olmasın" dedim ve Ereğli Beldesinde arazi aldım. Ölürken Bir Dikili Ağacım olmadı demiyeceğim. O kadar çok ağaç diktim ki. Oturduğum yerden çektim bunları. Güneş tam denizin ortasından batıyor. Muhteşem görüntüyü hiç kaçırırmıyım...Resimlerin üstüne basarak büyük şekillerini görebilirsiniz. Her hakkı saklıdır..

Ya aşağıdaki çiçeğe ne dersiniz.. Bahçemde ektiğim Nar Ağacının Çiçeği..İnsan bakmaya doyamıyor değil mi?

DÜNYANIN AYAK İZLERİ


Blog Listem