20 Şubat 2010 Cumartesi

PAHALI KOZMETİK

Bugün dışarı çıkmaya dünden niyetlenmiştim. Zaten 1 hafta önce , kozmetikte çok ünlü bir marka, bana yeni ürün tanıtacaklarını söyleyerek randevu vermişlerdi. Bende bugün için saat 12 de katılabileceğimi söyleyerek kendimi ayarladım ve çıktım. Neyse ucu ucuna yetiştim. Makyaj da yapmadım ki, temiz bir cilde rahat çalışsınlar diye. Neyse ...Güzel manken gibi bir genç kız , 20 yaşlarında bana hem ürün tanıtmaya ve hemde makyaj yapmaya başladı. Yavaş yavaş ağırlaştığımı hissettim. Bu arada makyöz kızımız iltifatlarını ardı ardına sıralıyor, bende ne diyeceğimi şaşırıyorum tabi. Yersiz komplimanlardan hiç hoşlanmam. Evet kendime göre güzel bir kadınım tabi. Ama 40 nı aşmış biri olarak ta bu kadarını haketmediğimi hem söyledim hemde düşündüm.. 40'ından sonra cilt bikere yerçekimi kurallarına uygun olarak aşağıya doğru sarkıyor. E bende buna dahilim.. Makyöz kızımız kullanmış olduğu ürünleri öylesine övdü, öylesine inanılmaz ve olağan üstü anlattıki... Neyse makyaj bitti. Aynaya baktım. Hayatımda böyle makyaj yapmış bir insan değilim. belki yüzüm genç bir cilde sahip olsa kaldırırdı. Kızımızı kırmadan biraz fazla olmuş azıcık silelim diyerek bir kağıt mendille yüzümü azda olsa ferahlattım.
Ama hayatta böyle dışarı çıkamam, silmem lazım düşüncesiye, nihayet kullanmış olduğu malzemelerin fiatlarını öğrenmeye geldi sıra.. Evet dedim fiatlarını alayım... Kızımız bana çok pahalı olmadığını, birde güzel bir indirim yapacağını söyledi. Kızımıza göre çok pahalı olmayan fiat 900 tl. idi. yani bir emekli maaşının 1,5 katı. Herşey bi yana param olsa dahi almam. tabi bu fiata alanlar vardır eminim. Timya mı satıyorlar ben anlamadım. Bugünlük bu fiatlar, yarın gelseniz bu fiata satılmayacak dahada pahalı olacak, gelin ben size 100 ytl de indirim yapacağım bunları kaçırmayın derken kızımız az daha ben kaçıracaktım keçileri. Düşünmem lazım deyip kendimi bir standın arkasına atıp yüzüme yapılan makyajı silebildiğim kadar sildim. Ve hemen çıktım ordan. El insaf el vicdan... Bir yandan düşündüm!!!! Bu kadar pahalı ürünler olduğuna göre mutlak bir ayrıcalığı vardır diye. Ya ne olacak, kozmetikler bu kadar etkili olsa kırışık ciltlere estetik cerrahi diye birşey olabilirmiydi.

1 yorum:

Recep Altun dedi ki...

Geçmiş te olsa Mevlid (Veladet) Kandilinizi kutlarım. Hayırlı cumalar dilerim.

Güzel ve bakımlı kadın olmak için, bence makyajlara hiç gerek yok. Ben bir erkek olarak yüzünü kimyevi maddelerle allamış pullamış kadınlara ne bakarım ne de ilgi duyarım. Eşim bile bir yere gideceğimiz zaman gözlerine biraz siyah bir şey, herhalde sürme dediğimiz, bir de dudaklarına hafifçe bir ruj yapar, o kadar. Ben de böyle hafif makyajı severim. Ama saatlerce aynanın karşısında gerçek yüzünü kimyevi zararlılarla maske yaparak kapatmayı ben hoşlanmıyorum. Bu tabi benim görüşüm, ama yapanların da yüzlerine karşı hiçbir şey demem, neme lazım, ben kendimden sorumluyum. Sadece aşırı makyajın gereksiz ve zararlı olduğunu düşünüyorum, o kadar. İsteyen istediği gibi yapsın. Bloğunuzda da bahsettiğiniz gibi ya onlara ödenen paralar da cabası.

Sizin için de güzel bir tecrübe olmuş en azından. Bakın siz bile bir kadın olarak o yapılan ağır makyajdan rahatsız oldunuz, hele de fiyatını öğrenince tamamen vaz geçtiniz.

Bu güzel anlatıyı bizimle paylaştığınız için kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

Burada yazmaya devam edecek misiniz, yoksa öylesine mi takıldınız?

En güzele emanet olun ve sağlıcakla kalın.